|

<<<29.BÖLÜM>>>
XXIX-DİN VE AHLAK
İzciliğin amaçlarından biri gençleri topluma hayırlı ve faydalı birer
fert olarak yetiştirmektir. Bu amaç doğrultusunda gençlerin manevi ve
ahlaki gelişimleri büyük önem arz etmektedir. Manevi ve ahlaki
değerlerden yoksun bir toplumun çağdaşlaşabilmesi mümkün değildir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'e göre de bir milletin hayatında din,
dil, sanat, ahlak, hukuk, iktisat ve ilmin çok önemi vardır. Bunlara
önem vermeyen ülkenin yükselmesi düşünülemez. Atatürk "Hiç bir millet
yoktur ki ahlak esaslarına dayanmadan yükselsin." ve "Camilerin kutsal
minberleri, halkın ruhi, ahlaki gıdalarına en yüksek, en verimli
kaynaklarıdır." demiştir. Bir inanca aşırı bağlanmak, diğer inanç ve
ahlak değerlerine karşı çıkarak kin beslemek taassupluk yani
bağnazlıktır ve izcilik felsefesiyle bağdaşmaz.
DİN
İzcilik andının ilk kelimesi bildiğimiz gibi "Tanrıya" diye
başlamakta ve "Tanrıya, vatanıma karşı vazifelerimi yerine getireceğime…
and içerim" diye tamamlanmaktadır. Bu giriş uluslararası bütün izci
andlarında mevcuttur. İzciler bu nedenle mensup olduğu dinin gereklerini
izcilik yaşamları boyunca yerine getirirler.
And ve türenin açıklamaları sırasında da gördüğümüz gibi izcilik
uluslararası bir hareket olan izcilik din ve ırk ayrımı gözetmez. Her
izci bir dinin mensubudur. Her ırk ve dinden izciler bu hareketin birer
üyesidir. Hiç bir izci dini görüş ve ibadetinden dolayı kınanamaz ve hiç
bir izci din konularında zorlanamaz.
İzciler yemek öncesinde dua ederler ve buldukları yiyecekler için
şükrederler. Toplantı sonunda liderler izcileri kısa bir süre iyi dilek
duygularıyla baş başa kaldıklarında kendi içlerinden dualarını okurlar
ve kendisi, ailesi, vatanı ve insanlık adına tanrıdan iyi dilekte
bulunurlar.
Din kuralları yaratıcı olan tanrı tarafından konulan, peygamberler
aracılığıyla insanlara bildirilen, akıl sahiplerini kendi istekleriyle
iyiliklere yönlendirerek dünyada ve ahirette mutluluğa ulaştırmayı
amaçlayan ilahi kurallar bütünüdür.
Yüce bir kudrete inanma ve ibadet etme eğilimi insanın yaradılışından
kaynaklanmaktadır. İnsanlık tarihi incelendiğinde, yeryüzünde geçmişte
yaşanmış ve halen yaşanmakta olan pek çok din olduğu anlaşılır. Dinler
genellikle kurucuları mensupları, nitelik ve içeriklerini yansıtan
isimlerle anılırlar. Halen yeryüzünde mensubu bulunan belli başlı dinler
şunlardır: İslamiyet, Hıristiyanlık, Yahudilik, Budizm, Hinduizm,
Sinizm, Taoizm, Konfüçyüs’çülük.
Yaşayan ilahi dinlerin ilki olan Yahudilik; Hz. Musa tarafından
bildirildiğinden Musevilik de denilmektedir. Yahudi kelimesi Hz.
Yakup’un oğullarından Yahudi’nin soyundan gelenlere verilen addır.
Yahudilere ayrıca Hz.Yakub'un lakabı olan "İsrail" den dolayı
İsrailoğulları da denilir. Bugün yeryüzünde 20 milyona yakın Yahudi
vardır. Yahudiliğin kutsal kitabı Tevrat’tır. Musevilikte ibadet evlerde
de yapılmakla birlikte "Havra" da denilen "Sinagog"larda yapılır. Günlük
ibadetleri üç kez yapılan duadan ibarettir. Haftalık ibadetleri
cumartesi günleri sinagogda topluca yapılır. Cumartesi günleri ateş
yakmak, çalışmak, taşıt kullanmak gibi işler yasak olup ibadet ve
dinlenmeye ayrılmıştır. Ay takvimine göre kutlanan sekiz dini bayramları
vardır. Sinagog da resim ve heykel bulundurmazlar. Sinagoga kadınlar
başını örterek, erkeklerde "kipa" denilen takkeye benzer bir başlık
takarak girerler. Yahudiler domuz eti yemezler.
Yaşayan ilahi dinlerin ikincisi Hıristiyanlıktır. Hıristiyanlık Hz. İsa
tarafından bildirilmiş ve kutsal kitabı "İncil”dir. Hıristiyan kelimesi
Hz. İsa Mesihe bağlı demektir. Hz. İsa Filistin'deki Nasıra kasabasında
Hz. Meryem tarafından bir mucize olarak babasız dünyaya getirildi. Kavmi
önce bu durumu kınadı, ancak bebek Hz. İsa kendisinin tanrının kulu ve
elçisi olduğunu, Allah’ın kendisine kitap vereceğini söyledi. Hz. İsa’ya
tanrı tarafından "İncil" verildi. Yahudiler birçok mucize yaratmasına
rağmen Hz.İsa'ya inanmadılar. Hz.İsa'ya yalnızca havariler denen on kişi
inandı. Hz. İsa çarmıha gerildi. Hıristiyanlığı havariler yaydılar. Bu
ayrılma sırasında farklı görüşte kiliseler oluştu ve başta Katolik,
Ortodoks, Protestan olmak üzere birçok mezhepler oluştu. Dünya nüfusunun
beşte biri Hıristiyan’dır. İbadetlerini "papaz" ya da "rahip" denen din
görevlileri başkanlığında "kilise" de yaparlar. Kutsal sembolleri
"haç”tır ve ibadetlere çağrı "çan"la yapılır. Günlük ibadetler sabah ve
akşam iki kez İncil’den bölümler okunarak yapılır. Haftalık ibadetleri
Hz. İsa’nın diriliş günü olduğuna inanılan pazar günleri mutlaka
kilisede yapılır. Yıllık ibadetler güneş yılı takvimine göre yapılan;
Noel (24/25 Aralık), Paskalya, Haç Yortusu, Meryem Ana Günü
ibadetleridir.
Yaşayan ilahi dinlerin üçüncüsü ve sonuncusu olan İslamiyet; Allah
tarafından Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından kırk yaşındayken
bildirilmiştir. İslamiyetin peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) ve kutsal
kitabı Kuran’dır. Hz. Muhammed son peygamberdir. Kuranı Kerim önceki
kutsal kitapları doğruladığı gibi onların hükümlerini geliştirerek
tamamlamıştır. İslam inancına göre; Allah’tan başka tanrı yoktur, hiç
bir şey ona ortak koşulamaz ve ondan başkasına ibadet edilemez. İslam
dinine göre ergenlik çağına gelmiş insan yaptıklarından sorumludur.
Müslümanlığı ilk olarak Hz. Muhammed’in eşi Hz. Hatice kabul etmiştir.
Hz. Muhammed'in amcasının oğlu Hz. Ali'de Müslümanlığı ilk kabul
edenlerdendir. Hz. Muhammed kızı Fatma’yı Hz. Ali ile evlendirdi. Diğer
çocukları Hz. Muhammed ölmeden öldüler. İslamiyet yedinci yüzyıldan
itibaren büyük bir hızla yayıldı ve Türklerde Müslümanlığı kabul
ettiler. Halen başta Ortadoğu olmak üzere Asya, Afrika ve Avrupa da
birçok Müslüman yaşamaktadır. Müslümanlar ibadetlerini evlerde veya
camilerde yaparlar. Günde beş vakit namaz kılınır. Cuma günü kutsal olup
topluca camilerde ibadet edilir. Camilerde ibadetleri hocalar ve imamlar
yönlendirir. Yıllık ibadet olarak Ramazan ve Kurban Bayramları en başta
gelenleri olmak üzere ay takvimine göre kutlanır.
İlahi dinlerin ortak yanı hepsinin tanrı tarafından peygamberler
aracılığıyla gönderilmesidir. Bu dinlerde ibadet ve ahlak açısından
birçok ortak yön vardır. Örneğin hepsinde, tanrı, melek, kutsal kitap,
peygamber, ahiret ve kader inancı gibi ortak inançlar bulunur. İbadet,
nikâh, tövbe, ibadete çağrı gibi şekilsel ortaklıklar vardır. Bütün
ilahi dinlere göre ilk insan Hz. Adem’dir. İlahi dinlerde bazı
davranışlara verilen ahlaki değerler çoğunlukla aynıdır. Örneğin
doğruluk, hoşgörülü olmak, alçak gönüllülük, şefkatli ve merhametli
olmak, büyükleri saymak, küçükleri korumak bütün ilahi dinlerde bir
erdem olarak görünür. Bu dinlere göre insan, tanrının yaratığı en üstün
varlıktır. İnsan akıl ve iradesiyle diğer varlıklardan üstün
kılınmıştır.
AHLAK
İzci olurken "Kendimi… ahlakça dürüst tutmak için elimden geleni
yapacağıma şerefim üzerine and içerim" diye söz veriyoruz. Nedir bu
ahlak? Bu kadar önemli mi?
Ahlak kelime olarak; güzel huylar, iyi nitelikler ve iyi davranışlar
olarak tanımlanır. Tanım olarak ise; ahlak, insanın iyi veya kötü olarak
nitelendirilmesine yol açan manevi özellikleri, huyları ve bunların
etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışların bütünüdür. Ahlak insanın
iyi ve kötü huyları sebebiyle kendi isteği ve iradesiyle
gerçekleştirdiği davranışlar bütünüdür.
İnsan yaradılışı gereği bir toplum içinde yaşamak ve işbirliği yapmak
zorundadır. Bu nedende toplumda güzel davranışlara yönlendirebilecek
kuralların olması gereklidir. Ahlak kuralları insanlara iyilik yapmayı
ve kötülüklerden kaçınmayı öğütleyen kurallardır. Toplumun koyduğu
kurallara uyan ve toplumu mutlu edecek davranışları sergileyen insanlar
toplumda sevilir, sayılır, lider olarak görülür ve onore edilir.
Din ve ahlak, toplum yaşayışının zorunlu kıldığı görev ve sorumlulukları
belirleyen, insanların birbirlerine karşı davranış biçimlerini
belirleyen kurallar koyarlar. Din ve ahlak kuralları arasında büyük bir
benzerlik vardır. Her ikisi de doğru ile yanlışın, iyi ve kötünün,
adaletin, bencilliğin tanımlarını çok benzer olarak yaparlar. Kurallar
arasında benzerlik olmakla birlikte yerine getirmeme konusunda
yaptırımları farklıdır. Ahlak kuralların uygulanmasını kişinin vicdanına
bırakır.
Hem ülkemizdeki uluslararası kamplarda, hem de yurtdışına gittiğinizde
yabancı kamplarda farklı dinlerden izcilerle beraber olacaksınız.
İzciler bu tür kamplarda; bu dini ve manevi bilgiler ışığında hem kendi
inançlarının gereklerini yerine getirecek, hem de başkalarını dini
nedenlerle kınamayacak, ibadet şekillerine ve farklı dini adetlerine
saygı gösterecektir.
[başa dön]
|