‘Sınavı
kazanamayacağım’ mı diyorsunuz?
Kaygı, sınava hazırlanan her öğrencide bulunan ruhsal gerginlik
halidir. ÖSS ve OKS, öğrencilerin literatürüne girdiği andan
itibaren sınav stresi gözlenir. Kaygıyı azaltma yollarını
öğrenmeye ne dersiniz?
1- Güven eksikliği; kaygının en önemli sebebidir. Başaracağınıza
olan inancınız, motivasyonunuzu arttırır. Öncelikle liseye
bitirecek düzeyde olan her öğrencinin sınavı kazanabileceğini
bilmelisiniz. Bunun sonrasında ise yapmanız gereken şey; düzenli
ders çalışmak, dolayısıyla konulara hakim olmaktır.
Çözebildiğiniz her soru sizi hedefinize yaklaştıracaktır.
2- En önemli unsur ÖSS değil, sizsiniz. Sınav çoğu zaman hayatı
değiştirecek sihirli bir değnek olarak görülür. Ancak etrafımıza
baktığımızda çok iyi üniversitelerde okuyup işsiz kalan
gençleri, buna karşılık daha düşük puanla girilen
üniversitelerde okuyup, istediği kariyere ulaşan gençleri
görebiliriz.
3- Öğrencilerin ruh hali -ergenlik döneminin de etkisiyle-
sürekli olumsuz olanı algılamaya odaklanmıştır. Üstelik öğrenci,
her olumsuzluğu ÖSS ile bağdaştırabilecek kadar da yeteneklidir.
‘Hava karanlık, birazdan yağmur yağacak. Havanın puslu hali beni
bunaltıyor, çalışmak istemiyorum. Sınava kadar hava hep böyle
olursa ben hiç çalışamam ve dolayısıyla sınavı kazanamam.’ diyen
öğrencilerin yanı sıra ‘Hava çok güzel ve güneşli. Bu havalarda
evde oturmak yerine çıkıp dolaşmak istiyorum ve odamın
penceresinden dışarıda dolaşan insanları gördükçe ders çalışmak
istemiyorum. Galiba bu insanlar dışarıda hep olacak ve ben hiç
çalışamayacağım, dolayısıyla sınavı kazanamayacağım.’ diyen
öğrencilere rastlanmakta. Sınavda başarılı olan öğrenciler,
hedeflerine kilitlendikleri için etraflarında süregelen
hadiselere gerektiğinden fazla anlam yüklemezler bunu unutmayın.
4- Genelleme yapmayın. Daha önce başarısızlık tecrübeleri olan
öğrenciler; yine aynı sonucu elde edeceklerini düşünürler, hatta
bundan emindirler. Öğrenciler; başarılı olmak için hiçbir çaba
sarf etmediyseler, kötü bir sonuç bekleyebilirler. Ancak daha
önceki tecrübelerden ders çıkartıp, aynı hataları tekrarlamamak
üzere karar veren bireyler, bu sınavdan alınlarının akıyla
çıkacaklardır.
5- Öğrencilerin birbirlerinden dinledikleri hikayeler olumsuz
etki yapar. Bunların içinde en yaygın olanları, heyecandan,
bildiği her şeyi unutan öğrenci hikayeleridir. Adayların
heyecanlandığı, evdeki ya da deneme sınavlarındaki gibi olmadığı
doğrudur. Heyecan, sınava giren bir öğrenci için olağan bir
durumdur. Yaşamımızda önemli olan olaylar, bizi heyecanlandırır.
Heyecan dengede tutulursa, fayda bile sağlayabilir. Bunun için
adaylar, bu tür söylentileri dikkate almamalı ve heyecanlarını
dengede tutmak için sık sık deneme sınavı çözerek prova
yapmalıdır.
6- Aile ve çevreniz sizden başarı bekler. Bu olağan bir
durumdur. Öğrenciler başarılı olamadı ise, sevgileri ve
güvenleri azalmaz. Güvenin azalması için, adayların kazanmak
için hiç çaba sarf etmemiş dolayısıyla sorumluluklarını yerine
getirmemiş olması gerekir. Siz eğer böyle bir davranışta
bulunursanız, yakınlarınızın önce vicdanı tarafından
yargılanırsınız. Gerekli çabayı sarf etmenize rağmen
kazanamazsanız, ‘kötü gibi görünen şeylerde, bir hayır olduğunu’
düşünmeli ve başarının tek adresinin ÖSS olmadığını
bilmelisiniz.
________________________________________
Kaygının faydası da var!
Eğitim psikolojisi alanında yapılan deneyler; orta düzeyde
kaygının, öğrencilerin başarısını arttırdığını göstermekte. Orta
düzeyde kaygı, öğrencinin dikkatini toplamasını sağlar. Öğrenci
sınavla ilgili hiçbir kaygı taşımıyorsa, bu sınavı ve üniversite
eğitimini önemsemediğini gösterir. Önemsemediğimiz şeylere
dikkat etmez ve elde etmek için çaba sarf etmezsiniz. Kaygı, yıl
içerisinde de, adayı çalışmaya sevk eden bir güçtür. Sınav
yaklaştıkça öğrencilerin daha fazla çalıştıkları
gözlemlenmektedir. Bunun nedeni, bu dönemde kaygının artmasıdır.
EBRU KODAK-REHBERLİK UZMAN
|